Okuma Sayısı:2322

www.onuncukoygazetesi.com.tr

Facebook'ta Paylaş

Rektör’e Biat Mkü’nün Temelidir!!!
Yapılan ortak açıklamada; MKÜ'de bilimden, ilerlemeden, aydınlıktan yana ne varsa kapı dışarı edilen, biat etmeyip itiraz edenlerin çeşitli ceza ve soruşturmalarla bertaraf edildiği bir sürecin yaşandığına vurgu yapıldı.
1992 yılında kurulan Mustafa Kemal Üniversitesi, 20. kuruluş yılını kutlama hazırlıkları sürecinde, 2012-2013 eğitim-öğretim yılı akademik açılış törenini de 15 Ekim 2012’de gerçekleştirdi. Açılış töreni ile aynı günde, Eğitim Sen, SES, DİSK, Genel İş, TMMOB İl Temsilciliği ve Hatay Tabip Odası’nın ortak bir açıklama yaparak Mustafa Kemal Üniversitesi’nde (MKÜ) yaşanan ceza ve soruşturmaları protesto etmesi dikkat çekti. Yapılan ortak açıklamada; MKÜ'de bilimden, ilerlemeden, aydınlıktan yana ne varsa kapı dışarı edilen, biat etmeyip itiraz edenlerin çeşitli ceza ve soruşturmalarla bertaraf edildiği bir sürecin yaşandığına vurgu yapıldı. Yine aynı açıklamada, MKÜ'de 2010 yılında Rektörlük görevini üstlenen Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder döneminde onlarca idari ve akademik personele soruşturma açtırıldığını ve bunların hemen hemen tümüne hiçbir hukuki dayanağı olmayan gerekçelerle ceza verildiği söylendi. Şu anda devam eden bir çok soruşturmanın varlığından söz edilen açıklamada, son olarak Ziraat Fakültesi Toprak bölümü öğretim üyelerinden bir Profesör, bir Doçent ve iki yardımcı doçente ceza verildiğini belirtilerek şunlara değinilmiştir: “Profesör olan akademisyenin Üniversitedeki görevine son verilmiştir. Diğerleri bir yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarını almışlardır. Görünen o ki bu ne ilk ne sondur. Çünkü Rektör gücünü; bilgi, tecrübe ve akademik geleneklerden değil, bulunduğu makamın kendisine sağladığı yetkilerden almaktadır ve bu yetkilerini de kötüye kullanarak akademik ve idari personeli sindirmeye çalışmaktadır”. Nitekim rektör Güder, bir süre önce ulusal basında da yer aldığı üzere, 100’lerce öğrencisine çeşitli gerekçelerle soruşturma açtırıp hemen hemen tümüne cezalar yağdırırken, 7 öğrencisini de üniversiteden çıkarma cezası ile cezalandırarak (üstelik üç kere aynı cezayı uygulayarak bu alanda rekor kırmıştır) öğrencilerin bin bir güçlükle kazandıkları öğretim hakkını ellerinden almıştır. Hızını alamayan Prof. Güder, bu kez öğretim elemanlarına yönelmiş ve birçok öğretim üyesine kınama, maaştan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması, üniversitedeki görevine son verme vb. cezaları sınır tanımadan uygulamaya başlamıştır. Nitekim, son olarak MKÜ. Ziraat Fakültesi, Toprak Bölümü Başkanı Prof. ünvanlı bir öğretim üyesini de “görevinden çekilmiş sayılma” cezası ile cezalandırmıştır. Rektör Güder, daha önce kendi yandaşı olan ancak 2014 rektörlük seçimleri için aday olacağı ortaya çıkan Prof. Dr. Yakup Bulut’u da karşısına aldı. Rektör adaylığı için öğretim üyeleri ile görüşmeler yapan Prof. Dr Yakup Bulut’un üniversitedeki Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü görevinden alındığı ancak sadece sembolik olarak İİBF Dekan Vekilliği görevini yürüttüğü ortaya çıktı. Bu da Rektör HSG’nin sadece kendine biat edenlere fırsat tanıdığı ancak biat etmeyenleri sürekli cezalandırma yoluna gittiği görülmektedir. Rektör HSG’ye Biat Edenler Ödül Alıyor! Nisan ayında gazetemizde haber yaptığımız Doç. Dr. Ahmet Gündüz, Yrd. Doç. Dr. Selim Kaya, Arş. Gör. İsa Kalaycı ve Üniversitede Daire Başkanlığı yapan Hüseyin Celil’in intihal vakasında Rektör HSG, hiçbir tepki vermeden bu olayı örtbas etmekle yetindi. Oysaki olayın baş mimarlarından Doç. Dr. Ahmet Gündüz bir komisyon kurarak alanı bile olmamasına rağmen Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi kitabı yayınladı. Yayınladığı kitabın çoğunluğunun intihal (başka eserlerden çalıntı) olmasının yanında bu kitap Yüksekokullardaki öğrencilere zorla satılmıştı. Nitekim bu olay Tarih Bölüm Başkanı olan Doç. Dr. Ahmet Gündüz’ün ilk skandalı da değildi. Doç. Dr. Ahmet Gündüz daha önce bir kız öğrencisine taciz ve sarkıntılık yaptığından dolayı üniversitedeki görevinden uzaklaştırılmıştı. Ancak Rektör HSG sadece kendisine biat ettiği ve hizmetinden çıkmadığı için Doç. Dr. Ahmet Gündüz’ü bırakın görevinden uzaklaştırmayı, üstüne bir de Fen-Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcılığı görevine getirmişti. Bu durumdan cesaret alan Doç. Dr. A.G. aynı kitabı bu yıl da basarak yayınlamış ve geleceğimizin teminatı olan öğrencilerimize zorla satmaya devam etmektedir. Rektör HSG ise Doç. Dr. A.G.’nin kendine olan biatinden dolayı bu duruma sessiz kalarak öğrencilere yapılan eziyete sessiz kalmaktadır. REKTÖR HÜSNÜ SALİH GÜDER KAMUOYUNA ŞU SORULARIN CEVABINI AÇIKLAMALIDIR: 1- 20. Kuruluş yılını kutlayacak olan MKÜ'de, Prof.Dr. Hüsnü Salih Güder’in görev yaptığı son 2 yıl içinde gerek idari gerek akademik personelle ilgili kaç soruşturma açılmış ve bu soruşturmalar sonucu ne gibi cezalar verilmiştir? 2- Resmen İntihal suçu işleyen Doç. Dr. Ahmet Gündüz ve ekibine ne ceza vermiştir. Vermemişse neden verilmemiştir. Yoksa bu intihal kitapların gelirinden pay mı almaktadır? 3- Son 2 yıldaki soruşturma sayısının, üniversitenin önceki 18 yıllık tarihindeki soruşturma sayısından fazla olduğu doğrumudur?. Doğruysa nedenleri nelerdir? 4- Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder’in göreve geldiği son 2 yıllık süre zarfında kaç akademik ve idari personel emekliye ayrılmak zorunda kalmıştır? 5- Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder’in döneminde kaç akademik ve idari personel MKܒden başka bir kuruma geçiş yapmıştır? 6- Prof. Dr. Yakup Bulut’un rektör adaylığı ortaya çıktıktan sonra neden Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü görevinden alınmış ve pasifize edilmeye çalışılmıştır? 7- Kendi yandaşlarına kadro sağlamada çok başarılı olan rektör, kendinden görmediği öğretim üyelerine kadro vermekte neden zorlanmaktadır? Başka bir ifade ile kendi yandaşı olmadığı için kadro alamayan ve kimi Prof., kimi Doç. Kadrosuna atanmayı bekleyen kaç öğretim üyesi bulunmaktadır?. Bazı öğretim üyelerinin 5 yıldır kadro beklediği doğrumudur? Bu 5 yılın 3 yılı, Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder’in önceki rektör Şerefettin Canda’nın danışmanlığını yaptığı dönem midir? Bu sorulara açıklıkla cevap verildiğinde görülecektir ki Mustafa Kemal Üniversitesi'nde son iki yılda adeta korku cumhuriyeti egemen kılınmış ve Rektöre biat edenler gayet rahat bir şekilde yolsuzluk yapabilmektedirler. Çok çeşitli baskı ve mobbinge maruz kalan idari personel, ya emekliye ayrılmak ya da kurum değiştirmek zorunda bırakılmıştır. Bu durum, Üniversitenin web sitesinde yer alan “hoşgörü ve bilimin adresi” söyleminin ne derece boş ve sahte olduğunu göstermektedir. Burada belirtilen hususlar, sadece ve sadece buz dağının su yüzeyinde görünen kısmıdır. MKÜ' nün 20. Yılını kutladığı ve 2012-2013 öğretim yılının açılışını yaptığı bu günlerde; Üniversitedeki uygulamalara dair çok ciddi iddialar ve kaygılar vardır. Üniversitede cezai işlem görmek için öyle bilimsel eğitim, özerk üniversite vb. talepleri savunmak gerekmiyor. Yönetimden farklı düşünen herkes bu saldırılarla karşı karşıya gelebilmektedir. İşte tam da bu anti-demokratik uygulamalara denk düşen bir pratik MKÜ'de korku cumhuriyetine dönüşmüş bulunmaktadır. Şimdi soruyoruz: Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki Mustafa Kemal’in adını taşıyan bir üniversitede meydana gelen bu icraatları araştıran, soruşturan ve gereğini yapacak olan bir yetkili kişi veya makam yok mudur? VARSA:işte MKÜ., işte Hatay-Antakya, işte MKÜ öğretim üyeleri, işte rektör ve yönetimi, işte icraatları. YETKİLİLER! HAYDİ GÖREV BAŞINA!

.

Yorum Ekle

.